4 Şubat 2012 Cumartesi

ATATÜRK SOSYALİST MİYDİ LİBERAL MİYDİ ?


ATATÜRK SOSYALİST MİYDİ LİBERAL MİYDİ ?
(b.s.y. dizisi 1)*


Bu soruyu soruyorum çünkü biliyorum ki ülkemizde milli eğitimimizin verdiği ve aileden gelen eğitimi sayesinde Atatürk'ü gözünde tabu yapan,çok seven,hiç toz kondurmak istemeyen erkekler,kadınlar var ve bunun sonucu olarak da aklı sosyalist düşüncelere meyil veren insanlar Atatürk'ün düşüncelerini sosyalist-kemalist düzlemde devam ettirmek istiyorlar.Tabi ben de bu toplumda yaşadığım için beynimde böyle düşünceler belirdi ve bu soruyu en objektif şekilde sorma gereği duydum.Bu araştırma için ise bilgiye kolay ve hızlı erişilebilir olmasından dolayı ilk durağım internet oldu ancak yeterince net ve kesin bilgiye ulaşamadığımdan tabiki sadık dost kitaba başvurmak gerekti.
Aslında sanırım bu sorunun cevabını Atatürk'ün kendisine sormadan bilemeyiz.Ancak kendisinin verdiği konuşmalardan,yaptığı siyasi hamlelerden anlamaya çalışabiliriz.
Benim sınırlı araştırmalarım sonucu beynimde şu düşünceler belirdi: Atatürk, ne sosyalist ne de liberaldi. Atatürk,emperyalizmin pençesinden zar zor,binbir zorlukla çekip çıkardığı ülkesinin bekasını istiyor ve bunun için toplumun gereklerini ve bu toplumun sosyolojik yapısını göz önünde bulundurarak yine bu topluma en uygun ideolojiyi geliştirme çabası içine giriyor.Bunun adına da Kemalizm deniyor.Atatürk'e göre sosyalizm de liberalizm de eskimiştir ve toplum içindeki mücadele sınıf mücadelesi olmamalıdır. Bir mücadele olacaksa bunlar mazlum ülkeler ile emperyalist ülkeler arasında olacaktır.Kemalizm'e göre toplum topyekün tüm ekonomik kesimleri ile beraber kalkınacaktır.Üretici güçler birbiri ile çatışmayacaktır.
Peki Atatürk madem toplumunun refahını düşünüyordu neden herkesi eşit kılan toplumcu bir yapı seçmedi de serbest piyasayı topluma yerleştirmeye çalıştı ? Atatürk bu sorunun cevabını kurtuluş savaşında çok desteğini gördüğü Sovyet Rusya'nın yetkilileri ile görüşürken veriyor.Kendisine neden sosyalist bir yapı seçmediğini soran yetkiliye genç cumhuriyetin henüz bir sanayisinin olmadığı ve dolayısıyla işçi sınıfının oluşmadığını ve ülkenin gereksinimlerini o an için sosyalist bir ekonomik modelin karşılayamayacağı cevabını veriyor.Buradan yola çıkan Atatürk ve kadrosu önce milli burjuvaziyi oluşturma çabasına giriyor.Oluşacak milli burjuvazi ise o gün iktidarda olan kadro ve yakınları ile oluşacaktır ancak serbest piyasa ile oluşması istenen milli burjuvazi üretim yolu yerine kolaya kaçıp ticarete girişmiştir.Beklenen ekonomik atılımın yapılmaması üzerine 30 larda devletçilik ilkesi benimsenmiş ve 6 oktan biri olmuştur.
Atatürk'ün devletçilik ilkesi ise bazı günümüz siyasilerinin kameralar önünde topluma pompaladığı gibi tutucu ve sıkı bir ekonomik model değil,özel müteşebbislerin ön planda olduğu ve desteklendiği,ancak özel kesimin yetişemediği yerlere devletin el attığı bir ekonomik modeldi.Oluşturulmak istenen kemalizm doktrininin ekonomik altyapısı ise devletçiliğe dayanıyordu.
Atatürk'ün liberalizmin ile ilişkisini biraz olsun anlamak için ise Atatürk'ün Celal Bayar ve dönemin yeni kurulmuş İş Bankası çevresi ile ilişkisi incelenebilir.Zira Atatürk'ün önce maliye bakanı ardından ise başbakan yaptığı Celal Bayar'ın yükselişi önemlidir genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik geleceği için.Hatta Atatürk'ün İsmet İnönü ile arasına mesafe koymasının nedenlerinden biri de İnönü'nün Bayar ile çatışan ekonomik politikaları ve bu çatışma sonucu 1938 sonrası devlet içi partizanlığa dönüşecek olan gerginliklerdir.
Yapıtığı siyasi hamlelerden de anlaşılıyor ki Atatürk serbest piyasaya bırakacağı şirketlerin bir kısmını devlet eli ile oluşturup devretmeyi,ekonomik uğraşları piyasaya bırakmayı düşünüyor.Ancak oluşacak hür teşebbüsler kesinlikle milli olacak ve milli sanayi,pazar kurulacak.Çünkü Atatürk'e göre kılıç tutan el zamanla güçsüzleşir ancak saban tutan el ise güçlenir.Bu yüzden ekonomik bağımsızlık için milli şirketler şarttır.
Edindiğim kıt bilgiler ve bu bilgiler üzerinden beynimde oluşan genel kanı Atatürk'ün ülkesi için en uygun ekonomik modeli herzamanki gibi işin uzmanlarıyla görüşüp karar vermeye çalıştığı ve ortaya kendince bir çare koyduğudur...


KAYNAK:internet, kitap:"İlk Hedefiniz Akdeniz'di İkinci Hedefiniz İktisat"

*Araştırmalar,okumalar devam edecek ve burada sizinle paylaşılacaktır.Baştan savma yazılar dizisi 1...